Karşılaştırmalı Tablolar

Bu bölümde Didem Kanca Üstay ve Pınar Doğan'ın hazırladığı beslenme üzerine karşılaştırmalı tabloları bulabilirsiniz.

Maalesef kişilerin kilo verme zaaflarından faydalananlar onlara en hızlı ve etkili yöntemin SDM diyetiyle olacağını söylüyorlar. Ama bugün bu SDM olur, yarın herbalife olur, başka zaman Premium diyet... Bu tarz ürünlerin hepsi aynı!!! Fakat bir de bunları tavsiye edenler diyetisyen ve doktorlar olunca haliyle herkes güveniyor. Oysa hem sağlığınız hem de paranız sizlerle kalsın🙏🙏 Katkı maddesi karragenan bağırsak mukozasına zarar verir. Sonra istediğiniz kadar probiyotik vs alın geçmiş ola!!! Modifiye mısır nişastasının uzun vadede verebileceği etkiler henüz bilinmiyor. Ama endüstriyel şekerin bir diğer adı olduğu bilinen gerçek😱 Lütfen kilo vermek için sağlıksız yöntemlere başvurmayın. Dengeli ve sağlıklı beslenerek, düzenli spor yaparak kalıcı şekilde istediğiniz kiloya kavuşmak sizlerin elinde. Neden mi tüm bunları yazıyorum? Zamanında 10 sene kilosuyla savaş vermiş birisi olarak ben mağdur oldum, sizler olmayın istiyorum. Yoksa ben ne ürün satarım, ne danışan alırım... Yani size bir şeyin iyi olmadığını söylediğimde tek bir amacım var o da hakikaten bu ürünleri kullandıktan sonra hem hayal kırıklığı yaşamamanız, hem de sağlığınızdan ve paranızdan olmamanızdır. Hadi para kazanılır diyelim ama ya bir kere elden giden sağlık? Denize düşen yılana sarılır misali, kilo vermek isteyenler de herşeyi denemeye hazır oluyorlar. Kapitalist sistem de bundan faydalanmak için gayet müsait😞 Tabloyu hazırlayan diyetisyen Pınar Doğan'a sonsuz teşekkürler🙏🙏❤️❤️

Sadece diyetisyenler ve doktorlar üzerinden sizi zayıflatacağına inandırılarak satılan SDM çikolatalı gofret ile milka gofretin katkı maddelerini karşılaştırdık. Takdir sizlerin😉 Ne aldığınıza dikkat edin. Her zaman paketlerin içerik kısımlarını okuyun. Doktor ya da diyetisyen tavsiyesi diye güvenmeyin. Arkasında duygusal nedenler yatıyor olabilir🤑 Tabloyu hazırlayan, içerikleri araştırıp karşılaştıran diyetisyen Pınar Doğan'a sonsuz teşekkürler. Diyorum ya hep “Pınar benim hayallerimi, düşüncelerimi, isteklerimi hayata geçiren kişidir.” 🙏🙏❤️❤️

Didem hocam 'Süt dışındaki diğer besinlerin de kalsiyum içeriğini gösteren bir tablo hazırlar mısın?' dedi ve işte burada:)

Şimdi bu verilerden sonra diyeceksiniz ki, hepsinin emilimi aynı mı? Evet değil tabii ki de emilimi etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Örneğin D vitamini kalsiyum emiliminde çok önemlidir ya da yüksek lif içeriğinin kalsiyum emilimin kalitesini düşürdüğü çalışmalarda gösterilmektedir.

Ben de tüm bu sebeplerden sonra kalsiyumun vücuttaki emilimini inceleyen bir çalışmadan aldığım verileri yazıyorum şimdi size;

Sütteki kalsiyumun %32.1'i vücutta emilirken, bademdeki kalsiyumun %21.1'inin, brokolideki kalsiyumun %61'inin, kara lahanadaki kalsiyumun ise %49.3'ünün vücutta emildiği görülmektedir. 


Tüm bunların yanı sıra bir de bizim ne kadar  kalsiyum ihtiyacımız olduğuna gelirsek;

0-6 aylık bebeğin KALSİYUM İHTİYACI 200 mg,

7-12 aylık bebeğin 260 mg,

1-3 yaşındaki çocuğun 700 mg,

4-8 yaşındaki çocuğun 1000mg,

9-13 yaşındaki çocuğun 1300 mg,

14-18 yaşındaki bireylerin 1300 mg,

19-50 yaşındaki bireylerin 1000 mg,

71 ve üstü yaşındaki bireylerin ise 1200 mg’dır.

 

Unutmayınız ki hiç bir besin bir diğerinden üstün değildir. Brokoli sütten iyi diyemeyiz ya da süt brokoliden, hepsinin kendine göre artıları ve eksileri bulunmaktadır. Bu verileri hazırlamaktaki amacımız kalsiyumun süt haricinde de bir çok besinde bulunduğunu göstermektir. 

Okuduğunuz için teşekkür eder, sağlıklı günler dileriz:)

 

 

 

Eşek sütü son zamanlarda çok pompalandı ve biliyorsunuz yüksek fiyatlara satıldı.
Herkes "Eşek sütü şöyle faydalı, böyle yararlı" gibi konuşmalar yaptı. Hepsi BOŞ efendim!!! Tekrar söylüyorum bir besinin sürekli reklamı yapılıyorsa bunun altında yüzde yüz ticari bir neden yatıyordur!
Aşağıdaki tabloda inek-at-keçi ve eşek sütlerinin besin değerlerinin karşılaştırması vardır. İşin ilginç yanı Pınar Doğan bu araştırmayı yaparken eşek sütüyle ilgili Türkçe kaynak bulmakta çok zorlandı ve hep yabancı kaynaklara danışmak zorunda kaldı. 
Birçok çeşit at, eşek ve inek olduğunu düşünürsek tabii ki de değişik besin değerleri ortaya çıkabilir. Bundan dolayı tüm değerler ortalama olarak alınmıştır.

 

İşte ezbere takviye alınmamasını gerektiren sebeplerden bir tanesi daha!!
İşin sonu ölüme kadar gidebilir...
Bu tarz besinleri takviye yerine en doğal haliyle tüketmek çok daha sağlıklı ve faydalıdır.
Zencefil ve zerdeçal diyip geçmeyin. Sağlıklı beslenmeye dair daha detaylı bilgiler 'Yarın Diyete Başlıyorum' adlı kitabımdadır.

Her daim ilmin ışığında kalmanız ve doğru kişileri takip etmeniz dileğiyle..

İşte organik ve tamamen satış amaçlı yetiştirilen sebzelerin besin değerleri açısından farkları! Esasında düşünecek olursak organik yetişmeyen için bir sürü tarım ilacı vs kullanılıyor. Yani organik olandan daha pahalı olması gerekirken bizim en doğal hakkımız olan "organik tarımı" da büyük bir özellikmiş gibi şimdi önümüze sunup inanılmaz fiyatlara satıyorlar... Kapitalist dünyanın acı gerçeklerinden bir tanesi daha! Tabloya göz atın derim muhakkak.