| Buğday Çimi Suyu |
|
| Yazar Didem Kanca Üstay |
| Cuma, 13 Mart 2009 00:00 |
|
Bu hafta sizin gibi duyarlı ve bilinçli okuyucularıma çimen suyunun faydalarını anlatmak istiyorum. Esasında çimen suyu dediğimiz şey buğday suyudur. Ufak tepsilere ekilen buğday tohumları aşağı yukarı 15-20cm uzadıktan sonra kesilir ve suyu çıkarılarak içilir. Peki çimen suyu neden son zamanlarda bu kadar popüler oldu, nedir bu normalde alt tarafı çim diye baktğımız bitkinin içindeki özellik? Çimen suyunun saymakla bitiremeyeceğim faydalarından en önemlilerini sizlerle bu yazımda paylaşacağım. Çimen suyu, tepsisinden taze, kesilir kesilmez içildiğinden klorofil yoğunluğu inanılmaz derecede yüksektir. Bitkilerin çoğunda bulunan klorofil güneşten gelen enerjidir, ve biz çimen suyunu içerek direk bu enerjiyi kendi hücrelerimize veririz. Klorofilin içinde yüksek miktarda vitaminler, mineraller ve protein bulunur. Klorofili esasında bitkinin kanı olarak ta adlandırabiliriz, çünkü klorofil olmadan birçok bitki hayatta kalamaz. Klorofil tüm hücreleri kuvvetlendirdiği gibi aynı zamanda karaciğeri ve kanı temizleme gibi bir özelliğe de sahiptir. En önemli bir diğer özelliği ise anemik (kandaki demiri düşük) olan kişilerde bu rahatsızlığı, yeteri derecede tüketildiğinde ortadan kaldırmasıdır. Klorofil aynı zamanda diş çürüklerini önler, ve diş etlerini sağlamlaştırır. Birçok cilt rahatsızlığına da iyi gelir. Eğer bugünkü şehir yaşamımızı göz önüne alırsak hiçbirimiz doğal ortamlarda yetişmiş çiğ sebzelerden oluşan günlük bir menü tüketmiyoruz. Aksine yiyecekleri bakteri ve virüslerden arındırmak için normalde daha fazla pişirdiğimiz bile oluyor. Böylelikle de gıdalardan aldığımız besin değerini inanılmaz derecede düşürmüş oluyoruz. Vücut için gerekli olan tüm amino asitlerde çimen suyunun içinde vardır. Et, tavuk, balık veya diğer hayvansal gıdalardan alabileceğimiz protein iki fincan çimen suyunda yeteri kadar vardır. Özellikle vejeteryanlar için inanılmaz bir protein deposudur. Saymakla bitiremeyeceğim çimen suyunun sadece bir özelliğini daha sizlerle paylaşıp ardından nasıl yetiştirildiği ve tüketildiği hakkında bilgi vermek istiyorum. Çimen suyunun içinde inanılmaz derecede enzimler vadır ki, bunlarda tükettiğimiz gıdaların çok daha iyi metabolize olmasını sağlar. Bunları biliyor muydunuz? Esasında çimen suyunu yetiştirebilmek insanın kafasında canlandırdığı kadar zor bir olay değildir. Bunun için gerekli malzemeler şunlardır: altında ufak delikleri olan en az 2 tepsi, toprak ve buğday tohumu. Toprak birinci tepsinin üzerine eşit oranda yayılarak konur, üzerine toprağı kapatacak şekilde tohumlar serpiştirilir ve bol su verilir. Birinci tepsinin üstü ikinci tepsiyle kapatılır. Günde iki kez sulanır. Artık tohumlar uzayıp çimen haline geldiklerinde zaten üzerinde bulunan ikinci tepsiyi havaya kaldırmaya başlar. Bundan sonra ikinci tepsi bir kenara konulur ve birinci tepsideki çimenler büyümeye bırakılır. 15-20cm olduklarında içilecek kadar çimen kesilip suyu sıkılır. Bir kahve fincanı kadarı idealdir. Yalnız burada çok önemli bir noktaya değineceğim. Çimen suyunun kendine ait özel bir makinası vardır. Bunun dışında hiçbir makinayla suyu çıkmaz. Kesinlikle evdeki normal sebze-meyve sıkacağı ile bunu denememenizi tavsiye ederim, yoksa aletinizin bozulma riski çok yüksektir. Eğer evde yetiştirmiyorsanız artık dışarıda birçok meyva ve sebze sıkan yerden bunu tedarik edebilmeniz mümkündür. İkinci çok önemli hususta, kesinlikle aç karnınıza içmenizdir. Böylelikle direk kana karışır ve etkisini çok daha iyi gösterir. Ama eğer ilk kez çimen suyu içecekseniz bunu boş bir gününüzde evinizde ya da evinize yakın bir yerde içmenizi tavsiye ederim. Vücut anında detoks moduna geçtiğinden mideniz bulanabilir, ya da aşırı baş ağrısı çekebilirsiniz veya bağırsaklarınız bozulabilir. Bunların hiçbirisi de olmayabilir, ama ben sizi yerinizde olsam işimi sağlama alırdım. Sağlıklı ve bol oksijenli günler dilerim… |


Fazlı
15 Ağustos 2009
mehmet demr
18 Ağustos 2009
ider
19 Aralık 2009
Didem Kanca Üstay
20 Aralık 2009
pelın
21 Aralık 2009
Didem Kanca Üstay
21 Aralık 2009
aylin
12 Ocak 2010
Didem Kanca Üstay
12 Ocak 2010
aylin
13 Ocak 2010
Filiz
22 Ocak 2010
zeynep
29 Ocak 2010
Didem Kanca Üstay
29 Ocak 2010
Bürhan Cahit TAKIM
13 Şubat 2010
Bürhan Cahit TAKIM
13 Şubat 2010
yakup
19 Şubat 2010
Nermin
24 Şubat 2010
demet
27 Şubat 2010
serkan tamer
7 Nisan 2010
menekse
28 Nisan 2010
Didem Kanca Üstay
29 Nisan 2010
hatice
25 Mayıs 2010
Didem Kanca Üstay
25 Mayıs 2010
bella
9 Haziran 2010
Didem Kanca Ustay
9 Haziran 2010
ozeses26
14 Haziran 2010
erkan
11 Temmuz 2010
Didem Kanca Üstay
12 Temmuz 2010
Remziye Gezci
14 Temmuz 2010
Didem Kanca Üstay
15 Temmuz 2010
Remziye Gezci
16 Temmuz 2010
ruhan
16 Temmuz 2010
Didem Kanca Üstay
17 Temmuz 2010
selma
20 Temmuz 2010
Didem Kanca Üstay
21 Temmuz 2010
hasan erat
31 Temmuz 2010
nejLa
31 Temmuz 2010
nejLa
31 Temmuz 2010
Didem Kanca Üstay
31 Temmuz 2010
Didem Kanca Üstay
31 Temmuz 2010
nejLa
1 Ağustos 2010
aslı
9 Ağustos 2010
Didem Kanca Üstay
10 Ağustos 2010