Burada Sayasa'ya gelenlerin başardıklarını okuyabilirsiniz.



Liz'in Kilo Verirken Yaşadıkları Yazdır
Çarşamba, 12 Ocak 2011 13:32

Amerika'da üniversite okumaya gelmeden önce çok çok kilolu değildim, ama her gün yeni bir diyet deneyip biraz daha kilo vermek istiyordum. Hiçbir zaman başarılı olamasam da o zamanlar çok kilolu sayılmazdım. Herşey Amerika'ya geldiğimde değişti. Büyük porsiyonlar, derslerin verdiği stres, aile özlemi derken kendimi kaybettim ve yemeği olumsuz hislerimi bastırmak için kullanmaya başladım. Canım sıkıldığı zaman saat kaç olursa olsun kendimi dışarıya atıp köşedeki markete gidiyordum ve bir koca poşet dolusu çikolata, şeker alıp geri dönüyordum. Herşey yarım saat içinde midemdeki yerini alıyordu. Sonrasındaki pişmanlık ta çabası.

Bu böyle dört yıl devam etti. Orada da bütün diyetleri, danışmanları denedim, ama hiçbir sonuç alamadım. Sonuncu senemin yılbaşı tatilinde İstanbul'a gitmiştim. Bir gazetede Didem'in verdiği röportajı okudum. Sanki kendi hikayemi okuyordum. Ağlayarak gazeteyi anneme gösterdim ve 'Anne, ben doğru kişiyi buldum' dedim. Didem'in başından geçenler benimkinden farksızdı ve beni çok iyi anlayacağından emindim. İlk görüşmemiz ben Amerika'ya dönmeden hemen önce oldu. Ama o kısa zamanda bile kafamda bazı şeyler değişmeye başladı. Diyetlerin boyundurluğundan kurtulmanın zamanı geldiğini anladım. Aynı zamanda kendi vücudumdan ne kadar koptuğumun farkına vardım.

Artık açlık hissi diye birşey kalmamıştı bende. Çünkü vücudumu dinlemeden aç veya tok sürekli yiyordum. Üniversite son dönemimi bitirip mezun olana kadar kilomda bir değişiklik olmadı. Ama bu dönem süresince Didem ile e-mailleştik ve kendimi psikolojik olarak değişime hazırladım. Temmuz ayının başında İstanbul'a döndüğümde artık hazırdım. Didem'i düzenli olarak görmeye ve SAYASA'da pilatese başladım. Başta beni en çok zorlayan tekrar vücudumu dinlemeyi öğrenmek oldu. Bütün yaptığım diyetler ve kısıtlamalar vücudumu o kadar alt üst etmişti ki, tokluk hissini farketmeyi yakalamak biraz zaman aldı. Fakat daha sonrası mucize gibiydi. Yaklaşık 1.5 sene içinde 22 kilo verdim ve geri almadım. Hala arada sırada kendimi kaybettiğim ve çok yediğim zamanlar oluyor. Ama artık paniklemiyorum. Vücudumu dinlediğim sürece o dengeyi tekrar bulacağımı biliyorum. Didem'e panik içinde 'Çok korkuyorum Didem' diye attığım maillarıma Didem korkmamam gerektiğini ve yediğimin kontrolünün tamamen bende olduğunu söyleyerek cevap veriyor. Artık 'Battı balık yan gider' mantığından vazgeçtim. Bugün çok yersem, yarın az yiyyorum ve bu şekilde kilomu koruyorum.

88 kilodan 66 kiloya düştüm ve şimdi hedefim olan 59 kiloya ulaşmaya çalışıyorum. Ama artık acelem yok. Yavaş yavaş yediğimin tadına vara vara hedefime ulaşacağımdan eminim. Başladığım noktaya bakılırsa inanması zor ama şimdi pilates eğitmenliği eğitimi almaya hazırlanıyor ve yeme bozuklukları terapisinde master (yüksek lisans) yapıyorum. Didem'in dediği gibi, hayatta başımıza gelen herşeyin bir nedeni var... Benim kilolarla mücadelem de hayatta gerçekten yapmak istediklerimi öğretti bana. Tam anlamıyla hayatımı değiştiren, yediklerimden zevk almayı öğreten Didem'e, canım dostuma binlerce teşekkürler, sevgiler... 

 

 

 
Perim Erkaya'nın Hissettikleri Yazdır
Çarşamba, 12 Ocak 2011 13:12
Sayasa ekibi ile tanışalı sadece 2 ay olmasına rağmen, Didem Hanım sayesinde 8 kilo, pilates hocam Handan hanım sayesinde de 2 beden inceldim. Onlara sonsuz teşekkür ediyorum, bana tekrar kendime olan güvenimi kazandırdılar. Her dersten önce güler yüzle ve sevgiyle karşılandığım bu merkezde kendimi gerçekten çoook iyi hissediyorum. MERCI BEAUCOUP!!!
 
M'nin Diyet Maceraları Yazdır
Çarşamba, 24 Kasım 2010 20:33

Aşağıdaki yazının orijinalini okumak ve resimleri görmek için:

www.caferuj.com.tr/saglikli_yasam/Diyet_Gunlugu/2010/11/09/mnin_diyet_maceralari

Selam Smile

Dün sizlere 60 kiloda takılıp kaldığımı, bu yüzden bir beslenme uzmanıyla görüşeceğimi söylemiştim.

Aslında bu kararımı vermemin çeşitli sebepleri var. Yıllardır diyet yapıp duruyorum kilo alıyorum, kilo veriyorum, tekrar kilo alıyorum tekrar veriyorum. Tam bir kısır döngü yani. Dolabımda her beden kıyafet var. 74 kilodan 63'e indikten sonra daha fazlası için kasmadım. Ama sonradan düşündüm, aslında bu kiloda mutlu değildim.

Şimdi burada oldukça hassas bir nokta var. Birkaç gündür epey mail aldım sizlerden. Beni destekleyenlerin yanı sıra kilomun normal olduğunu, diyet yapmamın delilik olduğunu, hatta fazla kilolu insanlar için kötü bir örnek olduğumu yazanlar da oldu. Kimseyi üzmek, kırmak gibi bir amacım yok. Bu diyet günlüğü bir arkadaş sohbeti sırasında diyet yaparken yediklerini yazmanın motivasyonu artırdığını konuşmamız üzerine ortaya çıktı. Yazdıklarım aslında sadece diyetimi değil, günlük yaşamımın her anını kapsıyor.

Bu ufak açıklamadan sonra bugün neler yaptığıma gelelim Smile

Sabah uyanıp evime çok yakın olan Didem Kanca Üstay'ın 'Sayasa-Sağlıklı Yaşam Merkezine' doğru yürürken kafamdan milyonlarca düşünce geçiyordu. Çünkü daha önce de diyetisyenlere gitmiş, ancak hiçbir sonuç almamıştım. Dragos'un yeşil yollarından geçerek Sayasa'ya ulaştığımda farklı birşeyler yakalayacağımı hissetmiştim. Kapıdan içeri adım attığımda koskocaman bir bahçe ve güzel bir mandalina ağacı karşıladı beni. Nedense aklımdan burada güzel rakı balık yapılır diye geçti. Zayıflama hayalleriyle gittiğim Sayasa'da aklıma ilk gelenin rakı-balık olması rezaletti Smile Hemen bu düşünceleri kafamdan kovaladım. Daha sonra beni güler yüzüyle karşılayan Didem Hanımla koca koca kırmızı koltukların olduğu bir odada konuşmamıza başladık. Ben biraz meraklı olduğum için Didem'in hikayesini daha çok merak ettim. Çünkü üniversitedeyken onun da başı kiloları ile dertteydi ve bu dert ona mesleğinin kapılarını açmıştı. Yemenin %50si psikoloji diyen Didem Kanca Üstay'ı diğer diyetisyenlerden ayıran en önemli nokta sıcaklığı. Sizinle konuşurken hiçbir çekinceniz kalmıyor, yani gece oturup bir tencere makarna yedim deseniz bile sizi asla yargılamayacak birisi. Çünkü ne yaşadığınızı kendi deneyimleriyle anlıyor. Boş bir empati kurmuyor yani. 

'Üniversitede 80 kiloyu gördükten sonra tartılara küstüm ve zayıflamaya karar verdim' diyen Didem'in şu an 50 kilo olduğunu ve oldukça hoş bir kadın olduğunu söylemem gerek Wink Sohbetimiz devam ettikçe kendime inancım arttı dersem abartmış olmam. Ne de olsa karşımda 30 kilo vermiş iradeli bir genç kadın duruyordu. Bu keyifli sohbet sırasında Didem bana diyette (ki kendisi bu sözcüğe inanmıyor) en önemli şeyin farkındalık duygusu olduğunu anlattı. Farkındalık duygusunu yakalayamadığınız bir yiyeceğin bizi asla doyurmayacağını öğrendim. Şimdi işin en keyifli kısmına geliyoruz. Farkındalık duygusunun öneminden bahsederken Didem bana çikolata sevip sevmediğimi sordu. Tabii ki seviyordum ve bir paket çikolatayı 1 dakikada yiyebilme yeteneğine sahiptim Kiss Ne de olsa çikolata hazzın diğer adıydı.

İşte sevgili okur biz o hazzı tamamen yanlış algılıyormuşuz. Didem bir kaşık Nutellayı önüme koyarak: 'Şimdi bu çikolatayı gözlerini kapatıp, hissederek yemeni istiyorum' dedi ve odadan çıktı. Önümde tanıdık bir lezzet vardı. Kim bilir kaç gece televizyon karşısında Nutella kaşıklamıştım.

Nutella'ya baktım, o bana baktı ve gözlerimi kapatıp yavaşça hissetmeye çalıştığım o çikolatadan bugüne kadar hiç almadığım bir tat aldım. İlk defa çikolatanın içindeki kakao ve yağ tatlarını bu kadar keskin hissediyordum.

Çok keyifli geliyor değil mi?

İkinci bir kaşık ister miydiniz? 

Evet mi?

Ben ikinci bir kaşığı yiyemedim Smile

Hadi canım evde olsan kesin yerdin mi diyorsunuz? Evde denemesi bedava. Hadi siz de deneyin Laughing

Bu eğlenceli test sonrasında Didem bana yeme isteğinin psikolojik boyutlarını anlattı. Yani o Nutellayı kaşıklamanızın sebebi patronunuza kızmanız, yalnız hissetmeniz ya da sevgilinizden ayrılmış olmanız olabilir. Farkettim ki ben de birilerine kızınca yemek yiyorum.  

Kilomun sabitlendiğini anlattığımda ise bana 5 günlük bir tek gıda diyeti uygulamamı söyledi. Bu tarz diyetler kilonuz sabitlendiğinden vücuda 'Hadi devam ediyoruz' mesajını vermek için yapılıyrmış. Yani 5 günden fazla uygulamak yok. Ben bu tek gıda diyetine bayram tatilinde evde olunca başlamayı düşündüm. Çünkü iş yerinde bütün gün haşlanmış patates ya da sebze çorbası yemem çok zor. Metabolizmamı uyarma programım dışında protein ağırlıklı bir beslenme programı yaratmaya karar verdik.

Bu arada Didem'in burçlara göre diyet tavsiyeleri de var. Burçlardan hiç anlamayan sadece Koç burcu olduğunu bilen benim bile ilgimi çekti anlattıkları. Ama bunları yarın anlatıcam, şimdi yemek yemem lazım.

Ne mi yiyeceğim? Nutella olmadığı kesin Smile

Sevgiler

M*